33 yıl çalışan müdürün izin parası davasında Yargıtay'dan karar
33 yıl aynı şirkette muhasebe ve mali işler müdürü olarak çalışan N.U.'nun vefatının ardından ailesinin açtığı izin parası davasında Yargıtay, izin hakkının üçte birinin kullanılmış sayılması gerektiğine hükmetti.

Özel bir şirkette 33 yıl muhasebe ve mali işler müdürü olarak görev yapan N.U.'nun vefatının ardından ailesi, işçilik alacaklarının tahsili için İş Mahkemesi'ne başvurdu. Aile, N.U.'nun yıllık izinlerinin büyük bölümünü kullanamadığını, kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücretlerinin işverenden tahsil edilmesini talep etti.
Davada işveren, N.U.'nun emekli olduktan sonra şirkete danışmanlık hizmeti verdiğini ve ikinci dönemin önemli bir bölümünde rahatsız olduğu için yıllık izinlerini kullandığını savundu. Ayrıca, kullanılmayan izinler ile kıdem tazminatına mahsuben ödemeler yapıldığını iddia etti.
İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin ölüm nedeniyle sona erdiğini ve kıdem tazminatının daha önce ödenmediğini belirterek ailenin bu talebini kabul etti. İşverenin yıllık izinlerin kullanıldığını veya izin ücretlerinin ödendiğini ispatlayamaması nedeniyle yıllık izin ücreti talebi de kabul edildi. İşverenin itirazları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi.
Dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşındı. Yargıtay, 33 yıllık çalışma süresinin tamamında hiç izin kullanılmadığı kabulüyle yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirtti. Dava dilekçesinde N.U.'nun yıllık izinlerinin tamamını değil, büyük bir bölümünü kullanmadığının ifade edildiğine dikkat çekildi.
6100 sayılı Kanun'un 25'inci maddesine atıfta bulunan Yargıtay, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağını vurguladı. Ayrıca, N.U.'nun muhasebe ve mali işler müdürü olarak görev yapması nedeniyle yıllık izinlere ilişkin kayıt ve belgeleri düzenleme veya düzenlettirme yetkisine sahip olduğuna işaret edildi.
Bu kapsamda Yargıtay, izin hakkının üçte birinin kullanılmış kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.